Kategori: Genel

Mevlana

MEVLANA VE ŞEMS-İ TEBRİZİ II Mevlânâ uzun yıllar süren eğitimi neticesinde tefsir, hadis, fıkıh, lügat Arapça gibi ilimleri tahsil etmiş asrının önde gelen bilginlerinden olmuştu. “Bütün ömrümün hâsılı şu üç sözden fazla değildir: ‘Hamdım piştim yandım’” diyen Mevlânâ; babası Sultânu’l Ulemâ’nın ve Seyyid Burhaneddin’in feyizleriyle pişmişti fakat manevi yolculuğu son durağa; maksada henüz erişmemişti. Sayısı […]

Bağdat Hicaz

BAĞDAT (HİCAZ) DEMİRYOLU 1900’lü yıllarda Osmanlı Devletinde Alman tekelleriyle İngiliz ve Fransız sermayesi arasındaki savaş, biraz da Sultan Abdülhamid’in ince politikalarıyla Demiryolu inşaatı alanına kaydı ve kısa dönemde Deutsche Bank’ın zaferiyle sonuçlandı. Batılı Emperyalistlerin acımasız sömürge siyaseti sonucu ekonomisi ve ordusu tahrip olmuş padişahın elindeki tek koz, İngilizlerin bölüp parçaladığı, Müslüman coğrafyaları birbirine bağlayarak bir […]

Mohaç Savaşı

Sultan Selim, Doğudan gelen tehditleri, İran ve Mısır içlerine kadar girerek önlemişti. Doğudan Osmanlı‘ya tek başına saldırabilecek herhangi bir devlet kalmamıştı. Ancak, oğlu Süleyman döneminde Alman İmparatoru gizliden gizliye İran ile ittifak yaparak Osmanlı devletini ortada sıkıştırmayı plânlıyordu. Bunu fark eden Sultan Süleyman derhal sefer hazırlıklarına başladı. 23 Nisan 1526’da 100 bin kişilik ordu ile […]

Sultanın Rüyası

Birinci Dünya Savaşı’ndan bir süre önce İngiltere’deki Portsmouth Tersanelerine sipariş edilen “1.Sultan Osman” ve “Reşadiye” isimli savaş gemileri uzunca bir süre Osmanlı Devleti’ne teslim edilmedi. İngilizler yapımı tamamlana zırhlıları, sözleşme hükümleri aksine, ödemelerin aksamasını bahane etmişlerdir. Rauf Bey İngiltere’ye giderek vadesi gelmeyen ödemeleri de bizzat kendisi yaparak teslimatı beklemeye başlamıştır. Bu gemilerin alınabilmesi için yeterli […]

Fatih’in Fermanı

FATİH’İN FERMANI II Fetihten önce, Latin işgalcilerin Katolik baskıcı yönetimi nedeniyle İstanbul’da Ortodoks Kilisesi diye bir şey kalmamıştı. Katolik zulmünden çok az papaz sağ kalabilmişti. Hemen tüm Ortodoks kiliseleri tahrip edilmişti. İstanbul Patrikhanesi 1204’ten beri, Roma’ya bağımlıydı ve oradan atanan bir temsilci tarafından yönetiliyordu. 1261’e kadar, İstanbul da Ortodoksluk adına ne bir kilise ne de […]

Hezarfen Ahmet Çelebi

Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde İstanbul’da bulunan bin hünerli (Hezarfen), cemşid işli, çok becerikli, Aristo akıllı üstadlardan bahsedilen bölümde adı geçen kişilerden biri de Ahmet Çelebi’dir. Evliya Çelebi Hezarfen Ahmet Çelebi ile ilgili olarak şunları yazar: “İlk defa Okmeydanı minberi üzere yıldız rüzgârı şiddetinde kartal kanatlarıyla sekiz, dokuz kere göklere kanat açarak talim etti. Sonra Sultan Murat […]

Ertuğrul’un Şanlı Seferi

Ertuğrul Firkateyni 16 Eylül 1890 tarihinde Japon denizinde Oşima adası açıklarında battı. Tam sayısı bilinmemekle birlikte şehit olan denizci sayısı 600 civarındadır. 69 Mürettebat ise Kaşino köyü halkı tarafından sağ olarak kurtarıldı. Seferin ana nedeni Sultan Abdulhamid’in Alman İmparatoru’na, Fransa Kralı’na, Hollanda Kralı’na ve hatta İran Şahına Osmanlı İmparatorluğu Yüksek Nişanı vererek onurlandırmasına rağmen, bunca […]

A’mak-i Hayal

Jön-Türk taraftarlığı nedeniyle önce Mısır’a sonra 1901 de Libya’ya sürgün giden Filibeli Ahmet Hilmi 1908 de Meşrutiyetin ilanı ile Türkiye’ye geri döner ve yaşadığı baş döndürücü serüven le yüzleşerek kendi iç âleminde müthiş bir yolculuğa çıkar. Beyrut’ta görevdeyken bölgede filizlenen Masonluk ve Siyonizmle mücadele etmiştir. 1914 de zehirlenerek öldürülmüştür. Mezarı İstanbul’da Fatih Cami bahçesindedir. Konusu […]

Cezayirli Hasan Paşa

Osmanlı-Rus ve Avusturya savaşının devam ettiği 1738’de Yeniçeri Ocağı’na kaydoldu ve bazı muharebelere katılarak Belgrad’ın kuşatılması sırasında gayret ve cesaretini ispatladı. Daha sonra Tekirdağ’a dönerek eski efendisinin kızı ile evlendi. Hasan Paşa, yiğitlerinin şöhretini duyduğu Cezayir’e gitmek için yola çıktığında, gemisini karşılaştığı bir İspanyol gemisine rampa ederek gemiyi tek başına ele geçirdi ve içindeki esirlerle […]

Yunus Emre

Yunus Emre büyük Türk şairi, sufisi, dervişi, hümanisti ve tasavvuf erbabıdır. Mısralarıyla sevgi elçisidir. Hakk’a doğruluğa iyiliğe ve güzelliğe ulaşma konusunda yol gösteren bir uyarıcıdır. Şiirleri; Allah aşkı ile, insanlarla iyi geçinmek, gönül kırmamak, yalan söylememek, sabırlı olmak, kanaat, cömertlik, yardım severlik fikirlerini aşılar. Yunus Emre’nin yaşadığı çağ XIII. Asrın sonu ile XIV asrın ilk […]